Pareto Analizi, ABC Analizi, 80/20 kuralı. Pareto кофе


PARETO KANUNU – 80/20 İLKESİ NEDİR? – NURGÜL İLHAN

“Bir işi bitirmek için ne kadar süreniz var ise o işi bitirmek o kadar zaman alır.” sözü aslında herkesin kişisel zaman yönetimi için bazı işlere öncelik vermesi gerektiğini vurgular. Hayatımızdaki dengesizlik prensibinde de aslında gerçekten önemli etkenlerin çok az olduğunu görürüz.Hayatımızın her alanına etki eden bu durum Pareto Kanunu olarak açıklanmıştır.

Pareto Kanunu ile ilk tanışmam üniversiteye başladığım ilk dönem olmuştu. Hocamız ilk defa duymuş olabilirsiniz ama emin olun birçok kez siz de bu kanunu hayatınızda uyguladınız demişti. Örneklerini incelediğimde haklı olduğunu anlamıştım. O zamanlar araştırdığımda öğrendiklerimi bu yazımda sizlerle de paylaşmak istedim.İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto, 19, yüzyıl İngiltere’sinin servet ve gelir dağılımını incelerken, servetin büyük bir bölümünün, nüfusun küçük bir kesiminin elinde olduğunu fark etmiştir. Ancak bundan emin olmaz ve aynı araştırmayı ülkesi İtalya için de yapar ve aynı sonuçlara ulaşır. Zaman ve mekana bağlı olmaksızın bütün ülkelerde gelir dağılımını gösteren eğrilerin üst kademelerindeki eğiminin hep aynı kaldığını ifade eden Pareto bu kanunu ile meşhur olmuştur.Pareto Kanununa göre çoğu olayda %80 sonuç %20’lik nedenden dolayı meydana gelmiştir. Bu sebeple Pareto Kanununa 80-20 kuralı veya önemli azın yasası da denmektedir.

Peki bu Pareto Kanunu nerede kullanılır? Ne işimize yarar? Nasıl bir kolaylık sağlar?Bu kanun hayatımızın her alanında kendini gösterebilen bir olgudur. Günlük hayatımızdaki iş hayatımıza kadar geniş bir yelpazesi olan bu kanun için örnekler bulmak hiç de zor değil. Mesela herkesin giymeyi en çok sevdiği belli sayıda kıyafeti vardır. Bu kıyafetlerin sayısı tüm kıyafetlerimizin %20 sini oluşturur. Biz zamanımızın %80 inde bu kıyafetleri giyeriz.Telefon rehberimizde belki de yüzlerce kişi eklidir. Ancak biz zamanımızın %80 ini rehberimizdeki kişilerin %20 siyle görüşerek geçiririz.Günlük hayattaki örneklerden çıkıp iş dünyasındaki örneklerine bakalım. Özellikle iş dünyasında karar almak zordur. Bir işletme hangi müşteri grubuna odaklanılması gerektiğini düşündüğünde daha sağlıklı bir karar alabilmesi için bu kanunu göz önünde bulundurmalıdır. Satışların %80 i müşterilerin %20 sinden gelir. Bu da demek oluyor ki yüz müşteriden en iyi 20 müşteriyi elde tutmakla, ciro ve karlılığın yüzde 80 i elde edilmiş olur.Pareto analizi, oldukça kolay ve anlaşılır bir karar verme tekniğidir. Bağlı olduğu prensipler ve grafikleri, birçok faydayı da beraberinde getirmektedir. Öncelikli olarak, problem üzerinde en çok etkisi olan faktörü göz önüne getirir. Diğer yandan ise, problemleri listelemek ve karşılaştırma yapabilmek adına önemli bir gereç niteliği taşır. Yine problemlerin ve faktörlerin önemine göre tablo oluşturma fırsatı sunar. Oluşturulan listedeki toplam hata sayılarını da hesaplar. Ayrıca, çalışma içindeki her bir problemin ayrı ayrı yüzdelerini de hesaplamaktadır. Yapılacak olan bir takım çalışmasında ise izlenecek ortak yolu belirlemede yardımcı olur.

Pareto Kanunu ile zaman yönetimi arasında da bir bağlantı kurulabilir. Zamanı daha etkin kullanarak öncelikleri belirleyip, doğru planlama yapılabilir. Zamanını doğru kullanmayı planlayabilen insan öncelikle kafasında işini bitirmiş olacaktır.

Örneğin toplantının akışını %20 lik bir planlama ile yapan bir kurum %80 etkili bir toplantı gerçekleştirip günün bütün bölümünün toplantılarda geçmesini engeller. Zamanının %20 sini planlamaya ayıran kişiler %80 başarılı sonuçlar alır.Toplam kalite yönetimi ve altı sigma için araç olarak kullanılan Pareto Diyagramı da Pareto Kanunu temelinde oluşturulmuştur.

Pareto Kanunu şunu diyor: Nedenler ve sonuçlar arasındaki dengesiz orantı kaçınılmazdır. Biz de biliyoruz ki hayatta çok önemli olan şeyler çok azdır.

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...

İlgili

Nurgül İlhan

Endüstri Mühendisi

nurgulilhan.wordpress.com

How Pareto Chart Analysis Can Improve Your Project

The Pareto Chart is a simple tool that can help you become a better project manager. It is a special type of histogram that helps to visualize a "rule" known as the Pareto Principle.

What is the Pareto Principle?

The Pareto Principle was discovered by a 19th century Italian economist and sociologist named Vilfredo Pareto (1848 - 1923). When he was researching the distribution of wealth in society, he found that 80% of the wealth was held by 20% of the population.

Even more interesting was that he was able to see similar distributions outside of economics. For example, in his own garden he found that 80% of his peas were produced by only 20% of the peapods he had planted.

Because of this particular distribution, this principle is also known as the 80/20 Rule and the Pareto Distribution. It can be generalized with the following statement...

80% of the outputs result from 20% of the inputs

But keep in mind, the specific ratio isn't that important. The main idea is that there are usually only a few inputs that generate most of the outputs. A Pareto Diagram can help you identify these "vital few" inputs.

The Pareto Chart Makes it Clear

A Pareto Diagram has several key benefits...

  • Helps the project team focus on the inputs that will have the greatest impact
  • Displays in order of importance the inputs that matter in a simple, visual format
  • Provides an easy way to compare before and after snapshots to verify that any process changes had the desired result

The chart lists the inputs along the horizontal axis in descending order of output frequency. The left vertical axis measures the number or frequency of the output for each input and is charted using a bar graph. The right vertical axis measures the cumulative percentage of the outputs and is charted using a line graph.

Project Issues Pareto Chart

In the sample Pareto diagram above, you can see that there are seven categories of Project Issues. It is evident that most of the issues, 42% to be exact, are related to "Installation." It is also very easy to see that three categories account for 79% of the issues: Installation, Software Faults, and Shipping.

Based on this Pareto analysis, if you focused your efforts on addressing just the Installation issues, you would have the potential to cut your total issues by more than 40%!

Using Pareto Analysis to Improve Your Project

As you can see, Pareto analysis is a great tool to identify the critical inputs to focus on that will give you the best results.

In addition to the basic Pareto diagram, there are other variations that you could use...

  • Major Cause Breakdown: The "tallest bar" can be broken down into subcauses using a second Pareto diagram
  • Before and After: After a change has been made, create a second chart to show in a side-by-side comparison with the original chart
  • Change the Data Source: Analyze the same problem from different perspectives. For example, from different departments, locations, equipment, and so on
  • Change the Measurement Scale: Use the same inputs, but measure the outputs differently. For example, one chart can measure frequency and another chart can measure cost.

Using a Pareto chart to analyze problems in your project will allow you to focus your efforts on the ones that offer the greatest potential for improvement.

Back from Pareto Chartto Project Quality Management

Back from Pareto Chartto Project Management Skills Home

www.project-management-skills.com

When to Use a Pareto Chart

I confess: I'm not a natural-born decision-maker. Some people—my wife, for example—can assess even very complex situations, consider the options, and confidently choose a way forward. Me? I get anxious about deciding what to eat for lunch. So you can imagine what it used to be like when I needed to confront a really big decision or problem. My approach, to paraphrase the Byrds, was "Re: everything, churn, churn, churn."

Thank heavens for Pareto charts.

What Is a Pareto Chart, and How Do You Use It?

A Pareto chart is a basic quality tool that helps you identify the most frequent defects, complaints, or any other factor you can count and categorize. The chart takes its name from Vilfredo Pareto, originator of the "80/20 rule," which postulates that, roughly speaking, 20 percent of the people own 80 percent of the wealth. Or, in quality terms, 80 percent of the losses come from 20 percent of the causes.

You can use a Pareto chart any time you have data that are broken down into categories, and you can count how often each category occurs. As children, most of us learned how to use this kind of data to make a bar chart:

A Pareto chart is just a bar chart that arranges the bars (counts) from largest to smallest, from left to right. The categories or factors symbolized by the bigger bars on the left are more important than those on the right.

By ordering the bars from largest to smallest, a Pareto chart helps you visualize which factors comprise the 20 percent that are most critical—the "vital few"—and which are the "trivial many."

A cumulative percentage line helps you judge the added contribution of each category. If a Pareto effect exists, the cumulative line rises steeply for the first few defect types and then levels off. In cases where the bars are approximately the same height, the cumulative percentage line makes it easier to compare categories.

It's common sense to focus on the ‘vital few’ factors. In the quality improvement arena, Pareto charts help teams direct their efforts where they can make the biggest impact. By taking a big problem and breaking it down into smaller pieces, a Pareto chart reveals where our efforts will create the most improvement.

If a Pareto chart seems rather basic, well, it is. But like a simple machine, its very simplicity makes the Pareto chart applicable to a very wide range of situations, both within and beyond quality improvement.

Use a Pareto Chart Early in Your Quality Improvement Process

At the leadership or management level, Pareto charts can be used at the start of a new round of quality improvement to figure out what business problems are responsible for the most complaints or losses, and dedicate improvement resources to those. Collecting and examining data like that can often result in surprises and upend an organization's "conventional wisdom." For example, leaders at one company believed that the majority of customer complaints involved product defects. But when they saw the complaint data in a Pareto chart, it showed that many more people complained about shipping delays. Perhaps the impression that defects caused the most complaints arose because the relatively few people who received defective products tended to complain very loudly—but since more customers were affected by shipping delays, the company's energy was better devoted to solving that problem.

Use a Pareto Chart Later in Your Quality Improvement Process

Once a project has been identified, and a team assembled to improve the problem, a Pareto chart can help the team select the appropriate areas to focus on. This is important because most business problems are big and multifaceted. For instance, shipping delays may occur for a wide variety of reasons, from mechanical breakdowns and accidents to data-entry mistakes and supplier issues. If there are many possible causes a team could focus on, it's smart to collect data about which categories account for the biggest number of incidents. That way, the team can choose a direction based on the numbers and not the team's "gut feeling."

Use a Pareto Chart to Build Consensus

Pareto charts also can be very helpful in resolving conflicts, particularly if a project involves many moving parts or crosses over many different units or work functions. Team members may have sharp disagreements about how to proceed, either because they wish to defend their own departments or because they honestly believe they know where the problem lies. For example, a hospital project improvement team was stymied in reducing operating room delays because the anesthesiologists blamed the surgeons, while the surgeons blamed the anesthesiologists. When the project team collected data and displayed it in a Pareto chart, it turned out that neither group accounted for a large proportion of the delays, and the team was able to stop finger-pointing. Even if the chart had indicated that one group or the other was involved in a significantly greater proportion of incidents, helping the team members see which types of delays were most 'vital' could be used to build consensus.

Use Pareto Charts Outside of Quality Improvement Projects

Their simplicity also makes Pareto charts a valuable tool for making decisions beyond the world of quality improvement. By helping you visualize the relative importance of various categories, you can use them to prioritize customer needs, opportunities for training or investment—even your choices for lunch.

How to Create a Pareto Chart

Creating a Pareto chart is not difficult, even without statistical software. Of course, if you're using Minitab, the software will do all this for you automatically—create a Pareto chart by selecting Stat > Quality Tools > Pareto Chart... or by selecting Assistant > Graphical Analysis > Pareto Chart. You can collect raw data, in which each observation is recorded in a separate row of your worksheet, or summary data, in which you tally observation counts for each category.

1. Gather Raw Data about Your Problem

Be sure you collect a random sample that fully represents your process. For example, if you are counting the number of items returned to an electronics store in a given month, and you have multiple locations, you should not gather data from just one store and use it to make decisions about all locations. (If you want to compare the most important defects for different stores, you can show separate charts for each one side-by-side.)

2. Tally Your Data

Add up the observations in each of your categories.

3. Label your horizontal and vertical axes.

Make the widths of all your horizontal bars the same and label the categories in order from largest to smallest. On the vertical axis, use round numbers that slightly exceed your top category count, and include your measurement unit.

4. Draw your category bars.

Using your vertical axis, draw bars for each category that correspond to their respective counts. Keep the width of each bar the same.

5. Add cumulative counts and lines.

As a final step, you can list the cumulative counts along the horizontal axis and make a cumulative line over the top of your bars. Each category's cumulative count is the count for that category PLUS the total count of the preceding categories. If you want to add a line, draw a right axis and label it from 0 to 100%, lined up with the with the grand total on the left axis. Above the right edge of each category, mark a point at the cumulative total, then connect the points.

blog.minitab.com

abc analizi | Serdar KARA

Pareto Analizi Nedir?

Pareto Analizi, ya da Pareto Diyagramı’nın geçmişi 1897 yılına kadar dayanır. 1897 yılında İtalyan iktisatçı  Wilfredo Pareto tarafından geliştirilmiştir ve gelir dağılımı eşitsizliklerini incelemekte kullanılmıştır. Bu tarihten 10 yıl kadar sonra, 1907 yılında Amerikan iktisatçı M.C.Lorenz ise Pareto analizini grafik ile göstererek Pareto diyagramını çizmiştir. Pareto diyagramı o kadar faydalı ve kullanışlı bir diyagramdır ki, hemen hemen her konuda, her sektörde uygulanabilir ve herkes tarafından anlaşılabilir.

Pareto Analizi’nin temel mantığı aslında 80-20 kuralıdır. İlk bulunduğunda, iktisatçılar tarafından kullanıldığı için, toplumdaki toplam gelirin %80’inin toplumun %20’lik kısmı tarafından paylaşıldığını göstermiştir. Fakat yıllar geçtikçe başta kalite kontrol olmak üzere her sektörde kullanılmaya başlanmıştır. En temel kalite kontrol araçlarından biridir.

ABC analizi ve Azalan Verimler Yasası gibi teorilerin atası olarak da isimlendirilebilir.

Pareto Diyagramı Nasıl Çizilir?

Pareto Analizinin grafikle gösterilen haline Pareto Diyagramı denir. Y ekseni maliyet ya da bir durumun frekansını  temsil eder. X ekseni ise sebeplerin yüzde olarak dağılımını gösterir. En çok yüzdeye sahip olan sebep en başta bulunur ve azalarak dizilir. Pareto Diyagramı, aşağıdaki adımlar izlenerek çizilebilir.

  • Sebepleri incelenecek kriter belirlenir.
  • Bu kritere ait bütün sebepler listelenir.
  • Sebeplerin hangi sıklıkla gözlemlendiği ölçümlenir.
  • En sık gözlenenen sebepten başlayarak, azalan şekilde grafiğe dökülür.
  • Kümülatif(birikimli) sıklık değeri hesaplanır ve grafik çizilir.

Günlük Hayattan Pareto Analizi Örnekleri

  •  Gelirinizin %80’i, harcama kalemlerinizin %20’si tarafından tüketilir.
  •  Dolabınızdaki kıyafetlerin %80’ini günlerin %20’sinde giyersiniz.
  •  Bir şirketin kazançlarının %80’i, müşterilerin %20’si tarafından sağlanır.
  •  Bulunan fikirlerin %80’i, çalışmana ayrılan zamanın %20’sinde ortaya çıkar.
  •  Kişisel hataların %20’sini azaltmak, performansın %80 artmasına sebep olacaktır.
  •  Görüştüğünüz kişilerin %80’i, rehberinizin sadece %20’sini oluşturur.
  •  Müşteri şikayetlerinin %80’i, sadece şikayet çeşitlerinin %20’si tarafından gerçekleşir ve toplam müşterilerin %20’si tarafından yapılır.

Pareto Analizi ve Müşteri  İlişkileri Yönetimi İlişkisi

Yukarıdaki örneklerden, “Bir şirketin kazançlarının %80’i, müşterilerin %20’si tarafından sağlanır.” Ve “Müşteri şikayetlerinin %80’i, sadece şikayet çeşitlerinin %20’si tarafından gerçekleşir ve toplam müşterilerin %20’si tarafından yapılır.” Maddeleri 80-20 kuralını tam olarak sağlamaktadır ve müşteri ilişkileri ile birebir ilişkilidir.

Bir şirkette karlılığın en önemli koşullarından biri müşteri ilişkilerinin iyi yönetilmesi ve müşteri sadakatinin yüksek derecede tutulmasıdır. Yukarıdaki maddelerden de anlaşılacağı üzere, şirketlerin cirosunun %80’i müşterilerin %20’si tarafından sağlanır ve bu %20’lik kısma “hayati azınlık” denir. Müşterilerin%80’lik kısmı ise “önemsiz çoğunluk” olarak adlandırılmaktadır.

Bu durum, aslında şirketler için çok önemli bir avantaj doğurmaktadır. Pareto Analizi’nde ortaya çıkan şikayet sebeplerinin sadece %20’sini ortadan kaldırarak müşterilerin %80lik kısmını tatmin etmiş olacaklardır.

Diğer bir bakış açısıyla, sadece müşterilerin %20’sini elinde tutmaya çalışan ve onlara daha çok para harcatmaya çalışan şirketler, ciro bazında %80lik bir oran yakalamış olacaklardır.

Pareto analizi, müşteri ilişkileri yönetimi ile ayrılmaz bir bütündür ve başarıyı yakalamanın en sağlıklı yoludur. 80-20 kuralının da öngördüğü üzere, her hangi bir şeyin en önemli %20’lik kısmına odaklanmak, sonuç olarak size %80lik bir getiri sağlayacaktır.

serdarkara.wordpress.com

Sorun Çözme Tekniklerinden Pareto Analizi, 80 / 20 Kuralı veya ABC Metodu

Sorun çözme tekniklerinden PARETO ANALİZİ Karar almak genellikle zordur. Pareto analizi verileri tasnif ederek karar alma işini kolaylaştırır. Pareto analizi, basit fakat problemin teşhis ve analizinde son derece etkili bir tekniktir.

          

İtalyan iktisatçı ve sosyolog Vilfredo Pareto tarafından ortaya konulmuştur. Pareto işletmelerde çeşitli incelemeler yapmış ve aldığı sonuçları şu şekilde genelleştirmiştir:

 "

Normal dağılımda sebeplerin en önemli %20’si, sonuçların %80’ini sonra gelen %30’u, sonuçların %15’ini ve geri kalan %50’si ise sonuçların sadece %5’ini oluşturmaktadır”. Maliyetin yaklaşık %80’ninin elemanların sadece %20’sinden kaynaklandığı veya servetin yaklaşık %80’inin nüfusun %20’sinin elinde olduğu gibi durumlar da bu konuya birer örnektir. 80/20 oranı yaklaşık ve sembolik bir değer olup elinizdeki veriye ve örnek olaya bağlı olarak oranlar aşağı veya yukarı değişebilir. Bu oranlar sebebiyle pareto prensibine literatürde “80-20”, “90-10 “ kuralı veya “70-30 “ kuralı da denir.             Başka bir deyişle pareto analizi değişik sayıdaki önemli sebepleri, daha az önemde olan sebeplerden ayırmak için kullanılan bir tekniktir. Bu teknik karşılaşılan problemin veya konunun en önemli sebepleri üzerinde dikkati yoğunlaştırdığından ve önceliklerin belirlenmesine yardımcı olduğundan ekonominin dışında da her alanda kullanılabilir niteliktedir.                  Üzerinde çalışılacak veri listelenebilir olması ve yeterli sayıda kayıt içermesi Pareto prensibinin uygulanabilmesi için faydalı olacaktır. Zira veri kaydının az olduğu listeler üzerinde manual olarak da bir yorumda bulunmak mümkün olabilmekte, veri sayısı arttıkça verinin analizi zorlaşmakta ve ilave araçlardan faydalanma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda elimizdeki kayıt kümesi insan gözüyle değerlendirilemeyecek kadar büyük olduğu fakat veriyi analiz etmeye ayırabileceğimiz kaynaklarımız kısıtlı olduğunda bu metoda başvurmak akla gelmelidir. Örneğin bir fabrika tarafından  müşterilerine ilişkin inceleme yaparak bazı yeni projeler uygulamaya koymak suretiyle fayda elde etmek istediğinde bu çalışmaya ayırabileceği kısıtlı iş gücü saati ve maddi kaynağı göz önünde bulundurarak müşterilerini parasal iş hacmi bakımından sınıflandırarak yalnızca belirli bir düzeyin üzerindeki müşterilere odaklanmalıdır. Ayrılan iş gücü saati ve maddi kaynağın yettiği sayıda müşteriye yönelik sonuçlar ve teklifler ortaya koyulması yeterlidir. Bu sayede kısıtlı kaynaklarla azami verim artışı elde edilmiş olacaktır. Getiri oranı harcanacak emek ve kaynağa oranla düşük olacağından diğer müşterilere ilişkin derinlemesine bir analize ve proje önermeleri üzerinde emek ve kaynak harcanması etkin olmayacaktır.

Yöntem nasıl kullanılır:

            Yöntemi kullanmaya başlamak için üzerinde çalışacağımız bilgileri içeren bir liste yaparız.  Bu liste üzerinde bizim için önemli olan değişkeni tespit ederiz. Bu önemli kritere göre büyükten küçüğe listeyi sıralarız. Önemli kriter olan değişkenin kümülatif toplamını alırız ve bunu orantısal olarak da belirtiriz. Elimizdeki veri sayısının yaklaşık % 20 lik kısımına karşılık gerek önemli kriter oranını eşleştirdiğimzde genellikle %80/%20 oranını  veya buna yaklaşık bir sonuç görürüz. Adım adım bir ÖRNEK üzerinden anlatmak gerekirse:             Bir restoranda müşterilerin şikayetlerini inceleyerek müşteri memnuniyetini artırmak için dikkatimizi vermemiz gereken alanları bulmaya çalışıyor olalım. Müşterilerimize anket yaparak şikayet edilen hususları ve bunların sayısını aşağıdaki tablodaki şekilde belirlemiş olalım. Öncelikle şikayet sayısına göre azalan şekilde veriyi sıralayalım.
Sıra Şikayet Şikayet Sayısı
1 Siparişin gelmesi uzun sürüyor 89
2 Siparişi almak uzun sürüyor 60
3 Yemekler çok yağlı 49
4 Garsonlar iyi hizmet etmiyor 36
5 Restoran ve masalar temiz değil 18
6 Porsiyonlar çok az 11
7 Hijyen kötü 9
8 Masada tuz,biber, peçete vs eksik 7
9 Çalışanlar nazik değil 7
10 Fiyatlar çok pahalı 5
11 Restoran çok soğuk 4
12 Işıklandırma yetersiz 2
13 Masa ve sandalyeler rahat değil 2
14 Havalandırma yetersiz 1
Toplam 300
Listenin sağına her bir şikayetin toplam şikayete oranını ve birikimli yüzdeleri gösterecek şekilde sütunlar ekleyelim.
Siparişin gelmesi uzun sürüyor
Siparişi almak uzun sürüyor
Garsonlar iyi hizmet etmiyor
Restoran ve masalar temiz değil
Masada tuz,biber, peçete vs eksik
Çalışanlar nazik değil
Masa ve sandalyeler rahat değil
Sonra da sorunları sınıflandıralım. Değerlendirme kişiye göre değişebilir ancak bu örnekte toplam 14 şikayet gerekçesinden yalnızca ilk 4 tanesi tüm şikayetlerin %78’ine denk gelmektedir. Sonraki 3 şikayeti de eklediğinizde şikayetlerin %90’ının sadece bu 7 husustan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Pareto prensibi yalnızca bir sonuç göstermek için değil, çıkan sonuçlara göre kararlar alınmasına yardımcı olmak için kullanılmalıdır. Bu örnekten çıkarılan sonuca göre restoran sahibinin elindeki personel, zaman ve parasal kaynağa bağlı olarak en azından ilk 4 şikayet konusunda (sarı renkli) iyileştirici tedbirler alması beklenmelidir. Bu konularda alınan tedbirlerden sonra hala imkan varsa ikinci grup (turuncu renkli) şikayetler konusunda da bazı tedbirler uygulamaya koyabilir. Ancak bir sınır belirleyip artık iyileştirme çalışmasını o noktada bırakmalıdır. Örnekte az şikayet alan konularla da ilgilenilmesi restoran işletmesini başka faaliyetlerinde zaafiyete uğratma riski taşıyabileceği gibi elde edilecek marjinal fayda bakımından da etkin bir karar olmayacaktır.

ÖZET

Bu yöntemi hemen hemen hayatın her alanında uygulayabilirsiniz. Hatta aylık kredi kartı ekstrenizi, yıllık harcamalarınızı bile bu prensibe göre incelediğinizde gelirinizin çok büyük bir kısmının sadece birkaç harcama kalemine gittiğini göreceksiniz.  Dolayısıyla bir tasarruf yapmak istediğinizde bu birkaç kalemi hedef alarak neler yapabileceğinizi düşünmeli zaman ve emeğinizi bunlara yoğunlaştırmalısınız.

Aslında iş dünyasında da benzer mantıkla bir konu ele alınır ve pareto prensibine göre teşhis yapılıp, sorunun kaynağı olan en temel birkaç sebep üzerine  iyileştirme çözüm önerileri geliştirilir ve uygulanır. Daha az   önemli olan diğer sebeplere eğinilmeden başka bir alanda yeni bir konu ele alınır ve aynı prensiple bu süreç sürekli tekrarlanır. Bu sayede geliştirmeye ihtiyaç duyulan alanlarda kısıtlı kaynaklar verimli kullanılarak kısa zamanda sıçramalar yapılmak suretiyle “sürekli iyileştirme” dediğimiz model de uygulanmış olmaktadır. Uğur ErdemirLogistics and Acquisition Professional, Industrial [email protected]

 

 

Aynı zamanda;  karar verme süreçlerinde önemli etkisi ve faydası olacağına inandığım aşağıdaki konulara da bakmanız tavsiye edilir:

-  Yeni Nesil Lider Yöneticilik http://yeninesillideryonetici.blogspot.com.tr/

-  Dijital Pazarlama: Enerji Sektörü   https://enerjisektordijitalpazarlama.blogspot.com.tr/2017/09/blog-post.html

- Zaman Bankacılığı http://zamanbankaciligi.blogspot.com.tr/

- Kontrat Risk ve Motivasyon Faktörleri http://contractriskallocationandmotivation.blogspot.com.tr/

- Envanter Yönetimi, Stok Planlama Yöntemleri, Wilson EOQ Modeli ve Min-Max Kontrol Yöntemleri:

paretoanalizi.blogspot.ru

Pareto Prensibi: Kanıtlanmış Başarının Şifreleri

1906 yılında İtalyan bir ekonomistin tanımladığı Pareto Prensibi olarak bilinen 80–20 kuralı günümüz emlak profesyonellerinin para kazanmak için kullanabilecekleri yollar için taktikler sunmaktadır.

Vilfredo Pareto, Pareto Prensibini bulan kişi, yaptığı araştırmalar sonucunda İtalya’da bulunan gayrimenkullerin %80'inin nüfusun %20'sine ait olduğunu ortaya koymuştur. Daha sonra belirlediği bu dağılım oranının yaşamın içindeki ve ekonomi sistemindeki karşılıklarını ortaya koymaya çalışmıştır.

Dünya GSMH'sinin dağılımı, 1989*wikipedia Nüfus yüzdesi - Gelir En zengin 20% - 82.7% İkinci 20% - 11.7% Üçüncü 20% - 2.3% Dördüncü 20% - 1.4% En fakir 20% - 1.2%

1941 yıllarına geldiğimizde Amerikalı bir iş danışmanı olan Joseph Juran, Pareto’nun çalışmalarını keşfetmiş ve uygulamaya başlamıştır. İkinci Dünya Savaşından başlayarak 80–20 kuralı Amerikan iş dünyasının içerisinde yer almaktadır. Borsacılar ve yatırım danışmanlarının büyük bir kısmı Pareto Prensibinin doğruluğuna inanarak bu ilkeyi destekleyen yöntemler ile iş yapmaya çalışırlar.

İş dünyasında yaygın bir kuraldır; "Satışların % 80'i müşterilerin % 20'sinden gelir. Seyrettiğiniz tv kanalları, zaman geçirdiğiniz arkadaşlarınız, müzik listeniz, alışkanlıklarınız hep 80-20 kuralı içerisindedir.

Pekala bu kuralın emlak sektöründeki yeri nedir? Öncelikle, emlak profesyonelleri içerisinde en iyi %20 olanları inceleyip o seviyeye gelmek için yaptıklarını kendimize yol seçip bizde emlak sektörünün %20'lik üst bölümünde yer almaya çalışmalıyız. Yapılan araştırmalara göre gayrimenkul aracılık sektöründeki en iyi %20'lik alanda olan yatırım danışmanları yılda toplam yaklaşık 100.000$ gelire sahip olmaktadırlar.

100.000$ kulağa hoş geliyor mu? Bizce geliyor :) O zaman sizi bekletmeden konuya hemen girelim ve “en iyi yatırım danışmanları” arasına girmek için atmanız gereken adımları size anlatalım.

İyi ilişki ağları kurmak

Başarılı yatırım danışmanları, kişisel referansların kıymetinin farkındadırlar. Bu sebepten dolayı mutlaka emlak pazarı içerisinde “etkin” olan isimler ile temas kuracak bir nokta bulurlar. Bu etkili tanıdıkların çok güçlü olan ya da yüksek mevkilerde olan insanlar olması çok gerekli değildir, burada önemli olan çevresi geniş ve çevresinde güvenilen sıradan bireylerde olabilir.

Berberler, kuaförler, öğretmenler, taksiciler, lokantacılar, doktorlar ya da devlet memurları vb. bu tarz bağlantılar kurmak için idealdirler. Başarılı emlak danışmanları yerel kuruluşlar ile her zaman direk temas halinde olurlar, örneğin, ticaret ve esnaf odaları ya da yerel spor kulüpleri, gençlik dernekleri ya da belediyenin sivil kuruluşlarında aktif roller alırlar. Başarılı bir danışman, insanlar tarafından saygın olarak tanınması, sevilmesi ve güven duyulmasının öneminin farkındadır.

Belli bir konu üzerinde uzmanlaşmak/çalışmak

Emalk sektöründe alıcılar/satıcılar konusunda uzman kişiler ile çalışmak isterler. Sektörde başarılı olan yatırım danışmanları bu seçimin farkında olup, emlak pazarı içerisinde, ev-arsa tipleri, alım-satım ve evrak işleri (imar, kadastro vb.), hukuki süreçler vb. gibi  belli bir konu üzerine uzman olmaya çalışırlar.

Bazı yatırım danışmanları belli bir konu üzerinde ya da uzmanlıkları üzerine markalaşmaya bile gidebilirler. Başarılı emlak danışmanları, uzmanlıklarını geliştirmeye ve üzerinde çalışmaya devam ederler. Bu sayede bir uzman olarak alacakları komisyonları diğer %80'den daha yüksek belirlerler.

İnternet üzerinde güncel ve aktif olmak

Potansiyel emlak müşterileri artık internet üzerinden gayrimenkul bakmaktadırlar ve internetin en temel kuralı güncel ve yararlı içerik barındırmaktır. Günümüzün başarılı yatırım danışmanları internet üzerinde sürekli olarak blog tutmaktadırlar. Ayrıca, uzmanlıkları ile ilgili makaleler hazırlar, potansiyel müşterilerin merak ettiği sorulara cevap niteliğinde yazılar oluştururlar.

Çalıştıkları bölgeler hakkında okul, spor, imkanlar vb. diğer konular ile ilgili haber ve yazı paylaşırlar. Zengin içerikler arama motorları tarafından desteklendiğinden dolayı bir kişi emlak ile ilgili bir arama yaptığında sonuçlar içerisinde bu bloglardan birisi mutlaka yer alacaktır. Bunu yapmak için başarılı bir yazar olmanıza gerek yoktur, önemli olan alıcı ya da satıcının web sitenize girdiğinde aradığı bilgiyi doğru, düzgün ve özgün bir anlatımla bulabilmesidir.

Yasal süreç ve evrak işlerini bilmek

Emlak üzerine olan kanunlar bazı durumlarda çok karışık olabilmektedir. Bir avukat olmanızı tabii ki kimse beklemiyor ancak karşınıza çıkabilecek hukuki durumlar ile iligli bilgi sahibi olmak zorundasınız.

Alım-satım sürecinde karşılaşabileceğiniz sorunların farkında olmalısınız. Ayrıca yapacağınız teklifleri, hem sizi hemde karşı tarafı sıkıntıya sokmayacak şekilde hazırlamak sonradan mahkemeler ile uğraşmanızı engelleyecektir.

Sözleşme yapmadan çalışmamak

Emlak sektöründe vakit, nakittir. Harcayacağınız zamanın karşılığını mutlaka garanti altına almalısınız. Müşteri ile karşılıklı güven ortamının sağlanması için yazılı tek yetkili bir sözleşme iki tarafın da iyiliği içindir. Atacağınız her adımı hem maddi hem de hukuki yoldan sağlamlaştırmalısınız.

Hem alıcılar hem de satıcılar ile çalışmak

Emlak piyasası inişli-çıkışlı bir döngüye sahiptir. Bazen, ev alımına yapılan desteklerin artması ile “alıcı pazarı” artışı olur, bazende evini satmak isteyenler çoğalır ve piyasa “satıcı pazarı” ağırlıklı konuma gelir. Bu sebeplerden dolayı başarılı bir emlak yatırım danışmanı her iki duruma da hazırlıklı olmalı, iki pozisyonda da çalışabilmelidir.

Hayır demeyi bilmek

Ev almak isteyenlerden ve buna yeterli finansman gücü olmayan ya da evini uçuk fiyatlara satmak isteyen müşterileriniz olabilir. Eğer bu müşterileri doğru bir şekilde reddetmez ya da makul seçeneklere ikna etmezseniz vaktinizi boşuna harcamış olacaksınız.

İşte bu yüzden başarılı danışmanlar öncelikle müşterilerinin finansal durumlarını belirler, satmak istedikleri mülkün expertizini doğru bir şekilde yapılmasını sağlar. Eğer sizin çalışmalarınız sonucunda ortaya çıkan satış rakamlarını kabul etmezler ise, başarılı bir emlak yatırım danışmanı doğru olanı yaparak açık bir şekilde “Hayır” demek zorundadır.

Bu hayır aslında bir kayıp değil gerçek anlamda bir kazançtır. Hayır diyerek vermiş olduğu doğru kararın ispatı ise, uzun süre satıcının kendi belirlemiş olduğu fiyattan satılamayacak olan bu (bayat/kokmuş) gayrimenkulün hala ilanlarda dolaşması olacaktır.

Satış döngüsünü bilmek

Yatırım danışmanı, satış döngüsünün bir müşterinin ev aramaya başlaması veya bir satıcının evini satmaya karar vermesi ile başladığını bilir. Danışman için bu döngü içerisine gayrimenkullerin değerlemesi ve özelliklerinin belirlenmesi, mülkün emlak pazarına katılımı, anlaşma ve sözleşme şartlarının belirlenmesi, gerekli kontrollerin tamamlanması, kredi sürecinin başlatılması ve yapılacak devir teslimin tamamlanması için geçen süre eklenir. Bazı durumlarda bu sürecin tamamlanması 3–6 ay kadar sürebilir. Satış sürecine hakim olan yatırım danışmanları bu adımları daha hızlı sonuçlandırmaya çalışır.

Doğru tanımlamayı bilmek

Bu özelliği 80–20 kuralı kapsamında açıklayalım: Başarılı yatırım danışmanları, bazı mülklerin satışında kazançtan çok sorun yaşayabileceğinin farkındadır. Bu yüzden danışmanlar, özellikle ödemelerde yaşanacak sorunları önceden engellemeyi sağlayan bir sistem oluştururlar: Potansiyel alıcıları belirlerken kişilerin gelir kaynaklarının çeşitliliğine önem verirler, bir son satış tarihi belirlerler ve  fiyatta ve yapılacak anlaşmanın koşullarında daha uyumlu olabilecek satıcıları tercih ederler.

Böylelikle ödeme gününde ortaya çıkabilecek sorunları sıfırlamış olurlar. Yatırım danışmanları gelirlerinin %80'ini bu şekilde yaptıkları emlak satışlarının %20'sinden karşılar.

Disiplinli olmak

Emlak sektöründe kendi işverenin olmak disiplin gerektiren bir durumdur. Emlak yatırım danışmanlarından başarılı olan arkadaşlar, gelir hedeflerini belirleyip bunu gerçekleştirmek için bir plan oluşturabilenlerdir. Başarı için, yaptıkları plana sadık kalmalarını sağlayan disipline sahip olmak zorundadırlar. Güne erken başlayıp her yere zamanında ulaşmak, yapılacaklar listesini belirlemek ve tümünü tamamlamak vb. Bu düzeni oturtabilen her emlak danışmanı %20'lik dilim içerisine girebilir.

Emlak sektöründe, bir yatırım danışmanı olarak zirveye oynamak için sağlam bir tutum ve kendini işine adamışlık gereklidir. Bunun yanında bir emlak danışmanının dikkat etmesi gereken ilk kural, belirlediği performans düzeyine ulaşmak için yapması gerekenleri bilmektir. Pareto prensibi verimlilik ve sonuç odaklı gerçek faydalar sağlar. İş hayatınızda %20'lik kısma odaklanarak zamandan tasarruf edebilirsiniz. Portföy yönetimi (En iyi 10) ile ilgili olarakta bu yöntem size daha hızlı satışların önünü açacaktır. 

Bu yazıda bahsettiğimiz kurallar dikkat etmeniz gereken ve başarılı olan meslektaşlarının uyguladığı maddelerdir. Bu listeyi uygulamaya başlayıp kararlı bir şekilde devam ederseniz sizde yılda 100.000$'lık bir gelire sahip olabilirsiniz.

www.emlakbroker.com

80/20 Pareto Kuralı

31/01/2015, Posted in&nbspEtkinlik & Verimlilik

80/20 Pareto kuralını uygulayarak hayatınızda mükemmel değişimler yapabileceğinizi biliyor musunuz? 

Daha az çaba ile daha çok sonuç elde edilmesini sağlayan bu kuralın özeti “Ulaşılan sonuçların yüzde sekseni, ortaya koyduğumuz çabanın yüzde yirmisinden kaynaklanır”.

Size hiçbir şey kazandırmayan işlere harcadığınız vakti, gerçekten önemli olan şeyler için harcadığınızda isteklerinizin ve hayallerinizin nasıl kolayca gerçekleşmeye başladığını göreceksiniz: “Daha az çalışarak, daha çok kazanmak aslında düşündüğümüzden çok daha kolay”.

Günlük yaşamda bu ilke her akıllı insan, şirket ve kurum tarafından kullanılmalıdır. Bu ilkenin kullanılması ile kâr oranınızı arttırabilir, maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Aynı zamanda sunduğunuz ürün ve hizmetlerin nitelik ve özelliklerini de geliştirmek için bir anahtardır.

80/20 ilkesi Pareto prensibi olarak geçer. 1897 Yılında Vilfredo Pareto (İtalyan ekonomist) tarafından keşfedilmiştir. Onun bu keşfi zaman içerisinde çeşitli adlarla anılmıştır. Pareto 19. yüzyıl İngiltere’sinin servet ve gelir dağılımını inceliyordu. Bulgularına göre yaptığı örneklemelerde en fazla gelir ve servet azınlık bir kesime gidiyordu. Belki bunda şaşırtıcı bir şey yoktu. Ancak o çok önemli olduğuna inandığı iki gerçek keşfetti. Bunlardan birincisi insanların oranı ile sahip oldukları gelir ve servet arasında istikrarlı bir matematiksel ilişkinin varlığıydı. İkincisi ise, bu dengesizlik modelinin başka dönemler veya ülkelerde de tekrarlanmasıydı. Baktığı her veride bu dengesizlik oranını gördü. Olasılık kuramı bize 80/20 ilkesinin kendini gösterdiği durumların hepsinin rast gele, şans eseri meydana gelmesinin mümkün olmadığını gösteriyor.

Örneğin dünyanın enerji üretiminin yüzde 80’i dünya nüfusunun yüzde 15’i tarafından tüketilir. Trafik tıkanıklarının yüzde 80’i yolların yüzde 20’sinden kaynaklanır.

80/20 işletme teorisinin işaret ettiği şeylerden birisi, başarılı şirketlerin, en az çaba ile en yüksek geliri elde edebilecekleri pazarlarda faaliyet göstermeleridir.

Örnekleri çoğaltabiliriz,

80/20 ilkesi işinizde başardıklarınızın yüzde 80’inin harcanan zamanın yüzde 20’sinden gelmesi demektir. Dolayısı ile pratikte harcanan çabanın büyük bir kısmının sonuçla ilgisi yoktur. Buysa insanların normalde beklentilerinin karşıtıdır. İş dünyasında 80/20 ilkesinin birçok örneği doğrulanmıştır.

-Betfair.com, dünyanın en büyük bahis sitelerinden biri, gelirlerinin 90%ini müşterilerinin sadece 10%’unden kazanıyor.

– Dünya üzerinde 6700 dil konuşuluyor. Bunların sadece 100 tanesi (yaklaşık olarak 1.5 %) dünyadaki insanların 90% tarafından kullanılıyor.

– Bilim adamlarının 20%’inden az bir kısmı, önemli bilimsel gelismelerin 80%’ini üretir.

– At yarışlarında, jokeylerin sadece 20% yarışların nerdeyse 90%’ini kazanıyor. 1. önemli olan 20%’lik girdileri bulmak.

– Satılan ürünlerin yüzde 20’si genellikle gelirlerin yüze 80’ini oluşturur.

– Ürünlerin ve müşterilerin yüzde 20’si kârın yüzde 80’ini oluşturduğu görülmüştür.

– Sürücülerin yüzde 20’si kazaların yüzde 80’ine neden olurlar.

– Bir ülkedeki gelirlerin %80′i en zengin %20′ye dağılır.

– Şikayetlerin %80’i ürün ve hizmetlerin %20’lik bir kesimiyle ilgilidir.

– Bir işletmede yeni fikirlerin %80’i çalışanların %20’sinden gelir.

– Başarının %80’i kullanılan zamanın %20’sinde üretilir. Bu karşılık harcanan zamanın %80’i çıktı değerinin sadece %20’sini verir.

– Dünyadaki enerji kaynaklarının yüzde 80’i, nüfusun yüzde 20’si tarafından tüketiliyor.

– Elbiselerimizin yüzde 20’sini, zamanın yüzde 80’inde giyiyoruz.

– Harcamalarımızın yüzde 80’ini, gider kalemlerimizin yüzde 20’si oluşturuyor.

– İşlenen suçların yüzde 80’inin faili, suçluların yüzde 20’si.

– Sürücülerin yüzde 20’si, kazaların yüzde 80’ine sebep oluyor.

– Boşanmaların yüzde 80’i, muhtemel sebeplerin yüzde 20’si yüzünden gerçekleşiyor.

– Telefon rehberinizdeki numaraların yüzde 20’siyle, konuşmalarımızın yüzde 80’ini gerçekleştiriyoruz.

Aslında Pareto prensibi, 80/20 kuralı, bayağı iyimser bir tahmin. Çünkü çoğu zaman bu oran 90/10, hatta 95/5 gibi birşey. Burada dikkat etmeniz gereken nokta rakamlar değil, şu: hayatınız boyunca yaptığınız işlerin aslında küçük bir kısmı (20 %) sizin şu andaki başarı, mutluluk, gelir vs.nizin 80% ini belirliyor.

Yani kısacası, sonuçların %80’i, nedenlerin %20’sinden kaynaklanıyor.

Benzer şekilde Parkinson Kuralı olarak bilinen çıkarım da şunu betimler: “Bir işi bitirmek için ne kadar süreniz var ise o işi bitirmek o kadar zaman alır”. Diyelim ki bu makaleyi yazmak için kendime 2 gün verseydim bu yazıyı 2 günde yazardım ama aslında yarım saatte de bitirebilirim.

Parkinson kuralından bahsetmemin nedeni aslında bir anlamda 80/20 Pareto kuralını tamamlıyor olmasıdır. Hayatınızı daha kaliteli bir seviyeye taşımak ve mükemmel zaman yönetimi ile hayallerinizi gerçekleştirmek için hayatınızda bazı değişiklikler yapmanız gerekiyorsa bu basit stratejileri uygulamanızı tavsiye ederim.

P.S Sizi En Kısa Sürede Çarpıcı Başarıya Ulaştıracak 10 Pratik ADIM eKitabı + Video Eğitimini hala indirmediyseniz Acele Edin! ÜCRETSİZ İndirmek için Abone Formunu Doldurun!

[grwebform url=”https://app.getresponse.com/view_webform_v2.js?u=Bva15&webforms_id=3337703″ css=”on” center=”off” center_margin=”200″/]

alisankonyali.com


Смотрите также